17 Ekim 2011

Malzeme İyi Ancak...

Milli maç arasında Kasımpaşa’nın bu sezonki kadro yapısı ve Süper Lig iddiasını derinlemesine incelerim diye düşünüyordum; ancak milli takımımız işi son maça bırakınca gündemi boş yere buralara çekmeyeyim dedim.

Bu yazıyı hazırlarken de Kasımpaşa evinde İstanbul Güngörenspor’u 2-1 mağlup etti. Maça gidemediğim için haftayı maç analizi olmadan ve kısmen maça gidenlerden dinlediklerimle aktaracağım.

Maçın ilk dakikası geriye düşüp Halil Çolak’ın son 15 dakikada gelen golleriyle maçı almamız sevindirdi. Galibiyeti olmayan Güngörenspor karşısında kilidi geç açmak düşündürücü olsa bile rakibin 2. golü bulmasına izin vermeyişimiz, maçı çevirmeyi başarmamız ve baskılı bir oyunla birçok gol pozisyonuna girmemiz olumlu işaretler anlamına geliyor.

Uğur Hoca takımı dörtlü savunmanın önüne 5’li bir set kurup tek forvetle oynatıyor. Kanat oyuncularını kullanıp hücumu desteklemek istiyor. Dimitrov ve Özgür gibi iki isim bu kanatları başarılı kullanabilecek kapasitede olmasına rağmen gol aradığımız anlarda imdada ortanın ofansif oyuncuları yetişiyor. Bu isim bazen Hüseyin Kala, bazen Boukhari oluyor. Dolayısıyla tekli ön libero, koşan bir orta saha ve ofansif bir isimle kanatların ortasında bu 3’lüyü oluşturmak gerekiyor. Buna en uygun isimler -ilk 6 haftada- sırasıyla Sarmov, Murat, Hüseyin/Boukhari olarak göründü.
Pek izlediğimiz isimler olmadığından dolayı bu sezon Boukhari ve Taner’in performansları gözüme çarptı. Boukhari 31 yaşında, Hollanda futbolunda yetişmiş, takım hücumunu yönlendirebilecek bir oyuncu olarak kullanılırsa Süper Lig yolunda ikinci bir Moritz olabilir. Ancak Moritz gibi transfer potansiyeli yok. Taner ise orta sahada kendine güvenen, koşan bir görüntü çizerek Murat Akın’ın iyi bir alternatifi olarak düşünülebilir. Üstelik daha çok şans bulursa genç yaşıyla gelecek vaadi yüksek birisi olacaktır.

Bir de 11’de yeni forma bulmaya başlayan Halil Çolak var… Halil teknik kapasitesi yüksek bir oyuncu olarak maçlar kazandırabilecek önemli bir isim… Dimitrov ile birlikte kanatlarda kullanılması gerekiyor.

Robledo, Henrique, Sarmov, Anwuli, Boukhari, Dimitrov olmak üzere en çok yabancı bu sezon bizim elimizde yer alıyor. Nijeryalı Anwuli hariç hepsinin potansiyelini biliyoruz. Bu 6 oyuncunun 3’ü ilk 11 olmak üzere diğerleri de kadro rotasyonuna dahil edilebilirse Süper Lig yolunda rakiplerden bir adım önde olacağız.

En çok merak edilen nokta, Kasımpaşa bu geniş ve kaliteli kadrodan beklenen oyunu ve sonucu Uğur Tütüneker ile gösterebilecek mi? Görüşüm olumsuz ancak biraz daha zaman…

4 Ekim 2011

İlk 5 Haftada Kasımpaşa

2 yıl aradan sonra yine Bank Asya 1. Lig sahnesindeyiz. İlk hafta Konya’dan, ikinci hafta içerdeki Kartalspor maçından 1’er puanla ayrıldık.


Denizli’den aldığımız 3 puan ligdeki ilk galibiyetimiz oldu. Bu maçta ilk yarıda çokça pozisyon veren ve pozisyon yakalayan bir takım kimliği ortaya koyduk. İkinci yarıda Merthan’ın yerine Hüseyin Kala’yı alan Uğur Tütüneker, forvetlere arkadan destek verilmesini sağladı ve attığımız 3 golle maçı kazandık. Çok dağınık bir Denizlispor karşısında savunmada hatalar yapan ancak topu ilerde tuttukça verimli oynayan bir Kasımpaşa izledik. Bu yüzden sahadaki hücumcu sayısı artınca goller geldi.

Birkaç gün sonra ağırladığımız Karşıyaka’yı ise skor 2-1 olmasına rağmen iyi bir oyunla ve rahat geçtik. Geçen sezonki 11’inden ortalama 8-9 oyuncusunu değiştiren İzmir temsilcisini ağırladığımız maçta bu sezon ender görebileceğimiz bir taraftar desteği vardı. Bu destekle istekli oynayan takım 2-0’ı yakaladı. Hakemin tartışmalı ve bence yanlış olan penaltı kararıyla Kaf Kaf farkı 1’e indirse de beraberlik için pek tehlike yaratamadı.

Maçtan önce çıkan olaylara bizzat şahit olamasak da birinci şahıslardan kulağımıza bilgiler geldi. Kesinlikle tasvip etmediğim olaylarda otobüsler taşlandı ve birçok İzmirli yaralandı. (Bu grubun arasındakilerin önemli bir kısmının Karagümrüklü olduğu söylendi.)

Tribünleri 45. dakikadan itibaren boş bırakan Karşıyaka taraftarlarının intikamını ise attığı penaltı golünden sonra Kapalı’daki Kasımpaşa taraftarlarına el hareketi yapan Erhan Şentürk aldı. Hakem Koray Gençerler’in tam önünde olan bu olayda kartına başvurmamasının tek sebebi Erhan’ın sarı kartlı olmasıydı. TFF’nin TV kameralarına açıkça yansıyan bu olayı es geçmemesini diliyorum. Ayrıca toplu küfürler haykıran ve sahaya ses bombaları atan taraftarlarımız yüzünden bize de bir ceza gelmesi kuvvetle muhtemeldir.

Son olarak Rize’ye konuk olan takımımızın 1-0 öne geçtiği maçta rakibin başarılı hücumlarına savunma ile kaleci zaafları eklenince mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Bir ara 4-1’i yakalayan Rizespor karşısında adeta korkak bir futbol ortaya koymamız tehlikeli bir işaret. Mağlup ettiğimiz Denizlispor ile Karşıyaka’nın bizden iyi takım olmamaları ne kadar gerçekse Süper Lig hedefliyorsak Rizespor gibi güçlü takımlara karşı iyi bir direniş ve akıllı bir oyun ortaya koyarak kazanmamız gerektiği de su götürmez bir başka gerçektir…

NOT: Kartalspor maçında sonradan oyuna girerek etkili olan Boukhari ve Taner’in bir daha forma bulamamaları, 6 yabancılı kadro yapımız, Uğur Tütüneker’in oyun ve sistem anlayışı gibi konuları milli maç arasında sizlerle paylaşmaya çalışacağım.